Konut insanların temel gereksinimlerinden birisi olan barınmayı, öncelikle sağlıklı ve güvenli olarak karşılayacak olan bir ortamdır. Gereksinim –değer ilişkisinde insanın toplumsal- tarihsel ve kültürel bir varlık oluşu, gereksinimlerin mantığını farklı öğelerle birleştirerek, salt barınak olmanın ötesine taşımaktadır. Günümüzde kentleşmenin hızlı boyutlara ulaşmasıyla birlikte, konut- barınma gereksinimi de artmakta ve bu ihtiyacın karşılanması, hızlı kentleşme olmak üzere ekonomik ve toplumsal etkenler altında geniş boyutlar kazanabilmektedir.
Günümüz dünyasının hızlı yaşantısının etkileri ve sonuçları olarak konut, barınma yanında sosyal ve kültürel ihtiyaçların da karşılanmasını güvenli bir şekilde sağlayacak komplekslere- şehir merkezi dışında kalan bölgelerde site oluşumlarına, şehir içinde residence’lara dönüşmüştür. Şehrin nüfusu artıkça, hızlı kentleşme de beraberinde gelmiş, kaliteli ve donanımlı konut ihtiyacının karşılanması için geniş arazilere ihtiyaç duyulmuş, bu arazilerin şehrin içinde yüksek arazi maliyetleri oluşturması ile şehrin içindeki nüfusun bir kısmı, kentin kanat alanlarında oluşturulan sitelere, uydu kentlere kaymıştır. Gerekli altyapının, ulaşım kolaylığının tam olarak ulaşmadığı bölgelerden şehre geri dönüşlerin başlamasıyla, aynı kalite ve donanımda, genç ve orta yaş çalışan kesime hitap eden Residence tarzı yaşam alanlarını sunan projeler çoğalmaya başladı.
İstanbul’un yeni gelişen iş merkezi bölgesi Büyükdere Caddesi aynı zamanda yaşam merkezi de olmaya başladı. Bu bölgede yapılan projeler öncesinde Residence tarzı yaşam Akmerkez ile başlayıp Metrocity ile devam ederken, sosyal alanlar ile iş ve yaşam merkezlerinin bir arada olduğu örnekler çoğaldı. Kapalı alanların yanı sıra ‘’Kanyon’’ gibi açık alan, sokak konseptini benimseyen, dünyada örnekleri olan özel projeler hayli ilgi gördü. Cadde üzerindeki bu örnekleri Gültepe’ye bağlayacak yeni projeler Levent Loft ve teras-bahçe ihtiyacını da giderecek Loft 2 izledi. Farklı proje konsepti ile Nef 163 yeşili dikey ve yatay olarak mekanlara taşıyarak bu özlemi de gidermeye çalışıyor. Safir ve Machka Rezidence lansmanı yapılmış bu tarzdaki diğer projeler. Bu projelerle değeri katlanan şehir içinde kalan az sayıdaki araziler de yerli –yabancı yatırımcıların ilgisini çekerek yüksek gelir grubuna hitap eden özel tasarım projeleri, sosyal ve kültürel alanlarla tasarım mekanları ulaşılabilir olmaya aday. Tabanlıoğlu- Arolat ortak çalışması ‘’Zorlu Center’’ tam anlamıyla özel tasarım bir proje. Bunun yanında bir tasarım ikonu olan Starck markasını taşıyan ‘’Yoo İstanbul’’ projesi geliyor ki bu da İstanbul’un tasarım projelerin ilgi odağı olacağını gösteriyor.
Sonuç olarak değinilmesi gereken en önemli konu da bu projelerin gelişmesindeki en önemli etken trafik sorunundan kurtulup zaman yönetimini kolaylaştırmak olsa da, trafik sorununun çözümlenemediği projelerin zaman içinde ilgiyi kaybetmesi de söz konusudur. Ayrıca kentin büyümesi sürecinde bu şekilde özel projelerin yapılması çok özel olsa da, şehrin siluetini ortadan kaldıracak projelere izin verilmemelidir. UNESCO’nun 2 yıl önce İstanbul’u bazı projeler nedeniyle ( Galata , Haydarpaşa vs.) dünya miras listesinden çıkarmak istediğini de unutmamak gerekir.